Okyanusun ortasında patlamış
Bir yeşil ormandayım.
Trafalgar’ı seyrediyor aslanlar
Yatarken mermerden yataklarda
Atların üstünde koşturduğu bulutlar
Bulutlar çağırıyor bizi.
İnsan dalgalarında yuvarlanıyor zaman
Ve birlikte sıyrılıp akıyor
Gökten yağmur yağan.
Atların toynaklarında ezilen bulutlar
Hüngür şemsiye ağlayacak birazdan
Vapurlar çağırıyor bizi.
Dalgaların şarkılarında genişçe bir nehir
Tutuyor seni, beni ve martıların sesini
Nehir hırçın ve keskin dizginleri!
Vapur sakinliğinde boğuyor
Mehtabı, nehri ve fırtınasız kıyametleri
Trenler çağırıyor bizi.
Uykusu gelen heyula
Arar durur mezar yerini.
Atomlar patlayınca akşamüstü
Gölgem koltuklara hapis
Kokular kurtarır nakışlardan kendilerini
Ölüm eğer yakalarsa beni!
Şarkılar devam eder susmaz
Daya kulağını şehrin raylarına.
Uyku sarmalayınca bizi
Sıcak rüyalar üfler içimize.
Uyan geldi ayrılık vakti
Pikadil sirküs çağırıyor bizi.
Bir Cevap Yazın